"Hayatımız Proje"

Stradivarius Kemanla Kendini Değersiz Hissetmek

Bir sokak müzisyenini en son ne zaman dinlediniz? Beş on saniye durup, ardından birkaç lira verip, geçip gittiklerinizi kastetmiyorum. O anda zihninizdeki işlerden, bir yerlere yetişme telaşından sıyrılarak, her şeyinizle kendinizi vererek dinlediğiniz anları soruyorum.

 

Bu soruma “Ben öyle bir müzisyene hiç rastlamadım ki ” diyenleriniz olacaktır. Aşağıdaki deneyim insanı bu konuda düşünmeye teşvik ediyor.

 

Joshua Bell, dünyanın en iyi kemancılarından birisi, 30 yıllık muhteşem bir kariyeri var. 2007 yılında Washington Post tarafından organize edilen bir sosyal deneyin parçası olmayı kabul etmiş. Washington D.C. de bir metro istasyonunda, sıradan bir sokak çalgıcısı gibi, 3.5 milyon dolarlık Stradivarius kemanıyla 6 muhteşem parça çalmış. Buna karşılık metro istasyonundan geçen 1000 den fazla kişi Joshua Bell’i ve o muhteşem müziği farketmemiş. 45 dakika süren mini konserde sadece 37 dolar toplayabilmiş.

 

Joshua Bell bu deneysel konserde kendisine aldırış etmeden önünden geçip giden insanları anlamakta çok zorlanmış. Her bir parça bitişinde verdiği araları da kendini en kötü hissettiği anlar olarak anlatıyor. Alkış, takdir beklerken, bir göz teması bile olmamasını, insanların kendisini yok saymasını bir türlü kabullenememiş.

 

Ayakta alkışlanmaya, hep ışıklar altında olmaya alışkın bir sanatçıyı o durumda hayal ederken, ben bile kendimi kötü hissediyorum.

 

Bu sosyal deneyi tasarlayanlar şu soruyu soruyorlar: Dünya’nın en iyi müzisyenlerinden birinin çaldığı o muhteşem parçaları dinleyecek vakti olmayan insanlar, kimbilir başka neleri kaçırıyorlar?

 

Nebil Özgentürk 10 yıl önce yaşanmış bu deneyimi birkaç gün önce bir tweet ile paylaştı, farkedilemeyen harika çocukları gündeme getirdi. Bu tweet bana iş yaşamındaki benzer deneyimleri anımsattı.

 

Özenle çalıştığınız, emek verdiğiniz bir işi, bir projeyi tamamlıyorsunuz, gururla sergiliyorsunuz. Doğal olarak beklentiniz, başarınızın fark edilmesi, takdir edilmek. Bu beklentileriniz gerçekleşmediği zaman kendinizi nasıl hissedersiniz? Böyle bir deneyim yaşamak istemem derseniz, bunun için ne yapmanız gerekir?

 

Joshua Bell, 7 yıl sonra yine Washington D.C. de, tren istasyonunda bir konser daha veriyor. Bu sefer reklamı yapılıyor ve konserlerinde yaşanan ilgi aynı şekilde burada tekrarlanıyor.

 

Dünya’nın en iyi kemancılarından birisi de olsanız, gelmiş geçmiş en güzel besteleri de çalsanız, başarı yönetilmeli. Yapılan iş her ne olursa olsun, paydaşların dikkatlerini çekecek, emeği, çabayı fark ettirecek, ortaya konan ürüne odaklanmalarını sağlayacak bir şeyler yapılmalı.

 

Değişimi, projeyi yöneten kişi, ortaya konan değerin anlatılmasından da doğal olarak sorumlu olmalı. Öncelikle bu sorumluluğun farkında olmak, stratejiyi oluşturmak ve ardından harekete geçmek başarıyı yönetmenin gereklilikleri.

 

Bunu gözardı etttiğimizde, kendimizi bir köşede, yalnız ve değersiz hissedebiliriz. Joshua Bell’in 3.5 milyon dolarlık kemanıyla yaşadığı deneyimdeki gibi.