"Hayatımız Proje"

Kaçınılmaz Değişim

1900’lü yıllar, üretilen ürünlerin az, talebin çok olduğu kıtlık yıllarıdır. Satıcıların ne üretirsem onu satarım yaklaşımı vardır.Maliyetlerin yükselmesi, satışları azaltmaz. Üretici egemen koşullar olduğu için, artan maliyet fiyata yansıtılır. Üretimdeki gecikmeler önemsenmez.Piyasaya tüketiciler değil, üreticiler hakimdir. Henry Ford ve ortakları 1913 yılından itibaren uzun yıllar boyunca aynı model arabadan çok yüksek miktarlarda üretim yapmışlardır. Aynı modelden yıllar boyu üretiyor olmak o günün koşullarında sorun yaratmamıştır.  Ancak günümüz koşullarında piyasaya hakim üreticiler değildir. Günümüzde:
 

  • Benzer ürünleri üreten pek çok üreticinin olduğu rekabet koşulları vardır.
  • Tüketiciler bilinçlenmiştir.
  • Tüketiciler en iyi en kaliteli ürünü en düşük fiyatla ve en kısa sürede talep ederler.
  • Teknoloji her geçen gün değişir ve gelişir.
  • Müşteriler çabuk tüketirler.
  • Rekabet koşulları ve teknolojideki değişiklikler nedeni ile müşteri istekleri sürekli değişir.
  • Üreticiler davranışlarını, piyasadaki koşullara ve müşteri beklentilerine göre belirlemek zorundadır.
  • Üreticiler müşterlerin beklentilerini karşılamak zorundadırlar.
  • Ulusal ve/veya uluslararası arenada pek çok rakip vardır ve müşteri için değer yaratan unsurların, birinden vazgeçmek, üreticinin piyasadaki rakabet gücünü azaltacaktır.
     

Piyasadaki belirsizliklerin, müşteri eğilimlerindeki değişikliklerin,üretilen ürününün üretim süresi sonunda hala müşteri tarafından istenip istenmeyeceği konusundaki belirsizliklerin, söz konusu olduğu günümüz koşullarında, çok fazla üreterek stoklamak ancak maliyet ve israf yaratır.

 

Stoklu çalışmak, stok maliyeti yarattığı gibi, aynı zamanda olası hataların giderilmesini de güçleştirir. Bunun da kaliteyi düşürücü etkisi olur. Önemli olan israfa neden olan unsurları belirleyip, buradan yola çıkarak iş yapış şekillerimizde değişiklik yapmaktır.

 

Stok kaynaklı israf kalemleri yaratmak yerine, sürekli akışa engel olmayacak seviyede minimum üretimle çalışıp, müşterinin istediği anda müşteriye sunabilmek yaklaşımı benimsenmelidir.

 

Değer yaratan unsurlara odaklanıp, israfa neden olan unsurları yok etmeye odaklanan“Yalın Üretim” felsefesinde; daha az maliyetle,  daha kısa sürede değer elde etmek ve müşteri beklentilerini daha fazla karşılamak hedeflenir. 2. dünya savaşından çıkan Japonya’nın krizi atalatabilmesinin sırrı, yalın üretim felsefesini benimsemiş olmasıdır.

 

Yazılım sektöründe; müşteri/tüketici ve geliştiriciler/üreticiler açısından baktığımızda beklentiler, üretim sektörü ile aynıdır. Özetle en iyi ve  en ucuz olan ürüne, istediği anda sahip olmak.. Geliştirici için de, en az maliyetle maüşterinin isteğini tam olarak karşılamak.. Hal böyle olunca son dönemlerde giderek yaygınlaşarak, geleneksel yazılım metotları yerine, yalın üretim prensiplerinden yola çıkarak oluşturulmuş, agile yaklaşımlar popülerlik kazanmıştır.

 

Waterfall mototlarda, uzun uzun planlar yapılır ve değişiklik olmayacağı varsayımı üzerine kurulmuştur. Bu yaklaşımda, müşterilerin tüm isterlerini projenin başında iletmesi beklenir. Müşteri isterleri stoklanır. Belli bir aşamada baseline alınarak, CR yönetimi yapılmaya çalışılır. CR geldiğinde, CR’ın geldiği aşamaya göre (analiz, tasarım, yazılım, test) maliyeti çok olur ve re-workler oluşur. Waterfall’ın yarattığı en büyük israf değişikliklerin yönetilememesinden kaynaklı, stoklu çalışma israfıdır.

 

Günümüz koşullarında, hiç değişiklik olmayacak gibi hareket etmek bunun üzerine yazılım mühendislik süreçleri uygulamak hiç de gerçekçi bir yaklaşım değildir..

 

CR’lar;  teknolojilk kaynaklı,rekabet koşulları nedeni ile, yasal mevzuat değişiklikleri sebebi ile ya da müşterilerin resmin bütününü projenin aşında görmemeleri sebebi ile oluşabilir. Tüm bu ihtimaller olası iken, projenin başında iletilen tüm isterler için geliştirme yapıp stok yapmak, sadece İSRAF’tır.

 

Müşteriye istediği anda, istediği şekilde ürün teslim edememekse, müşteri memnuniyetsizliğine neden olur.Müşterinin isterini doğru şekilde anlamadan, en doğru yazılımı da yapsanız fark etmez... Bu nedenle waterfall= waterfail olarak değerlendirilmektedir.

 

İsrafı engellemenin yolu; müşteri için değer yaratan çıktıları, iterasyonlar halinde müşteriye sunmak ve katma değerli olarak ilerlemektir. Böylelikle; müşterinin isterlerinin, istenildiği gibi geliştirildiğinin testi/teyidi,  erken tespit edilmiş olur ve üzerine ilave değer yaratan çıktılar eklenerek, müşteri memnuniyeti sağlanır.


Yazan: Derya KAYA

Müdür
Kartlı Ödeme Sistemleri / İş Analizi Müdürlüğü

SoftTech A.Ş.

http://tr.linkedin.com/pub/derya-kaya/58/723/a58