top of page

PMP Sertifikası: Gelişim ve Korkular

Güncelleme tarihi: 20 Eki

Kendimi tanıtayım: Ben bir yöneticiyim. Ekip yönetiyorum, hedef koyuyorum, strateji geliştiriyorum. Ama son zamanlarda, küçük ama huzur kaçıran bir şüphe beynimi kemiriyor:


“Bu bizim Ahmet, gizli gizli PMP sınavına çalışıyor galiba…”

Başta önemsemedim. “Gelişim göstermek istiyor çocuk,” dedim. “Sertifika almak istiyor, ne güzel…” Ama zamanla bazı şeyler dikkatimi çekti. Toplantılarda “deliverable”, “scope creep”, “stakeholder management” gibi kelimeleri kullanmaya başladı. Göz göze geldiğimizde, sanki bir şey saklıyormuş gibi davranıyor. Kahvesini içerken bile MS Project ekranına kaçamak bir bakış atıyor.


Ve sonra bir gün… tesadüfen yazıcıdan "PMP Question Set by Gökrem Tekir, PMP®" başlıklı doküman bastırdığını gördüm.


İşte o an içimde bir kıyamet koptu:


“Bu çocuk PMP oluyor! Hem de bizden habersiz!”

Peki Bu Neden Kafama Takıldı?


Ben kötü biri değilim. Çalışanlarım gelişsin, kariyerlerinde ilerlesin isterim. Ama bir yandan da, ekip kurmuşuz, omuz omuza savaşmışız, o yoğun deadline’ları birlikte geçmişiz. Şimdi çocuk PMP olacak, sonra ne olacak?


LinkedIn profilini güncelleyip, bir de ‘Open to Work’ mü diyecek?


Yoksa ‘Artık ben proje yönetirim, operasyona bakamam’ mı diyecek?


Ya da önceki sprint retrospective’te “bize sahip çıkılmıyor” diyen oydu da, şimdi gidip başka takıma mı katılacak?”


İnsan işte… Duygusal. Bir yandan gururlanıyorum, bir yandan da “bizi bırakacak mı?” korkusunu yaşıyorum.


PMP Ne Demek, Ne Değil?


Araştırmaya başladım. PMP neymiş bakalım… Meğer iş öyle kolay değilmiş. 35 saatlik eğitim, kapsamlı bir sınav, bilgi alanları, süreç grupları, çevik, yarı-çevik, hibrit yöntemler falan…


Kendi kendime düşündüm:


“Bu kadar çalışan, bu kadar efor harcayan biri, gerçekten ayrılmak istiyor olsaydı, patronuna bunu neden söylemesin ki? Belki de sadece kendini geliştirmek istiyordur?”

Sonra biraz daha düşündüm…


“Yok yok, kesin gidecek bu. Gelişmek isteyen insan kalmaz. Kalıp geliştikçe sistemle çatışır.”

İşte Tam Bu Noktada Kendi Çelişkilerimle Yüzleştim


Ben bir yönetici olarak yıllardır toplantılarda “inovasyon”, “gelişim”, “yetkinlik artışı” diyorum. Çalışanlarıma “kendinizi geliştirin, sürekli öğrenin” diye telkinde bulunuyorum. Ama iş gerçekten öğrenmeye, gelişmeye geldiğinde, içimden bir ses “aman ha çok da gelişme, sonra kaçar gidersin” diyor.


Bu nasıl bir çelişki?


“Sen hem ‘geliş’ diyorsun, hem de gelişince güvenmiyorsun.”

İşte bu içsel sorgulama beni başka bir noktaya getirdi.


Asıl Korkum Ne?


Aslında korkum şu:


Ahmet PMP olunca ben sorgulanacağım. O sınavı geçince, belki benim eksik yöneticilik becerilerim daha görünür olacak. Belki süreçleri daha iyi biliyor hale gelecek. Belki bazı şeyleri sorgulayacak.


Ve belki… haklı çıkacak.


“Bu projede net bir tanım yapılmamış.”
“Risk kaydı tutmadık, o yüzden bu başımıza geldi.”
“Paydaş haritası yoktu, bu yüzden iletişim kopuktu.”

Bunları bir çalışan söylese, “bilmişlik” olur. Ama PMP olan biri söylerse… adam belgeyle konuşuyor.


İşte sanırım en çok bundan korkuyorum.


Bir Yandan da Gurur


Ama bir yandan da kıymetini biliyorum. Ekipten birinin PMP olması, takımın kalitesini artırır. Belki diğerlerine örnek olur. Belki içimizden birinin dışarıdan doğrulanmış yetkinliğe sahip olması, müşterilerle görüşmelerimizde avantaj sağlar.


Düşünsene, müşteri arıyor ve diyoruz ki:


“Bu projeyi yöneten arkadaş PMP sertifikalı.”
Boom! Güven %50 artar.

Sonra Şunu Dedim Kendime:


“Yahu, bu çocuk gidiyorsa bile, güzel ayrılacak. Şirketin adını iyi anacak. Belki dışarıdan destek verecek. Belki başka bir gün, başka bir pozisyonda yollarımız yine kesişecek.”


İnsanı kaçıran gelişim değil, gelişime izin vermeyen ortamdır.

Ve Sonunda Ne Yaptım?


Ahmet’i çağırdım. Dedim ki:

“Bak oğlum, sen PMP’ye çalışıyorsun değil mi?”

Gözleri büyüdü. Önce inkar etti, sonra kabul etti. “Evet müdürüm, ama işime yansıtmadım, akşamları çalışıyorum,” dedi.


Ben de şöyle dedim:


“Aferin. PMP sertifikası kolay değil. Destek gerekiyorsa, eğitim bütçesi gerekiyorsa, söyle. Hem şirkete katkı olur hem sana.”

Ahmet’in yüzü o an aydınlandı. Gözlerinde bir saygı parıltısı belirdi. “Gerçekten destekler misiniz?” dedi.


Ben de dedim ki:


“Evet, desteklerim. Çünkü ben sadece yönetici değilim, aynı zamanda yol göstericiyim.”

Sonuç?


Ahmet şu anda PMP sınavına hazırlanıyor. Arada gelip süreçlerle ilgili bana sorular soruyor. Ben de öğreniyorum, güncelleniyorum. Hatta kendime de bir hedef koydum: Bu yıl içinde ben de bir PMP'ye başvuracağım.


Bazen çalışanına güvenmek, sadece onu değil, seni de geliştirir.


Ve unutmayın:


İyi insanlar, sadece iyi fırsatlara gider. Siz o fırsatı yaratmazsanız, başkası yaratır.

Gelişim ve Destek


Eğer bir çalışanınız gizli gizli PMP çalışıyorsa, paniklemeyin. Onunla konuşun, destek olun. Çünkü gelişmek isteyen bir çalışan, aslında size en çok değer katan kişidir.


Bir yöneticinin görevi, sadece ekip yönetmek değil, aynı zamanda onların gelişimine katkıda bulunmaktır. Bu, hem bireysel hem de kurumsal başarı için kritik bir adımdır.


Unutmayın, gelişim sadece bireyler için değil, ekipler ve organizasyonlar için de önemlidir. Bu nedenle, çalışanlarınızın eğitim ve gelişim fırsatlarını desteklemek, uzun vadede size de büyük fayda sağlayacaktır.

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Geçtiğimiz günlerde Danke Digital ile karşılaştım. Stratejik ve veriye dayalı pazarlama anlayışına sahip, yaratıcı bir ajans olarak web tasarımı, SEO, sosyal medya yönetimi ve yapay zeka tabanlı pazarlama çözümleri sunuyorlar. Markaların dijital dünyada büyümesine ve ölçülebilir sonuçlar elde etmesine yardımcı oluyorlar. Eminim sizin okuyucularınız da entegre dijital pazarlama yaklaşımlarını keşfetmekten keyif alacaktır.

Beğen
bottom of page